Sanat ürünleri; şiir, roman, öykü, tiyatro, müzik, resim, heykel, mimari, gibi kounları içerir. Çoğu sanat ürünü, güzeli yakalamak ve ortaya koymak ister. Bu nedenle sanatta güzellik önemli bir konudur. Sanatçı güzelliği kendi duygu ve düşüncelerini katarak yorumlar, ayrıştırı, sonra ona estetik bir form ekleyerek sentezler ve yeniden yaratır. Her filozof, felsefi sistem veya sanatçının sanata bakış açısı, onu anlayışı, yorumu farklıdır.

Croussoz,  güzel nesneyi, çesitlilikte birliği sağlayan ve parçaların tek bir amaçla bağlantısını gerçekleştiren nesne olarak betimlemiş.  Insan, bazen sıkıntıdan kurtulmak için sanata yönelir, ancak bu is yapaydir. O’na göre sanat; bir oyun, yapay bir iştir, gerçek değildir. Sanatta güzellik, bir yandan duyguya, bir yandan da sanatçının dehasına bağlıdır. Hutcheson’a göre ise güzellik  evrenseldir. Onda, ahenk ve simetri vardır ve bundan da insan zevk alır.

Kant ise güzeli,  nitelik açısından çıkarsız, nicelik açısından herkesin hoşuna giden, kendi dışında hiçbir ereği olmadan, zorunlu olarak hoşa giden şeydir şeklinde açıklamıştır. Hegel sanatı, insan ruhunun bir ürünü olarak ele almış ve güzelliği sonsuz ve özgür olarak nitelemiştir Son olarak, Charles Lalo, sanatçı, sanat yapıtı oluştururken, düşüncesini çoğunlukla başka bir alana cevirmelidir, çünkü sanat, bir oyundur demiştir. Sanat bir kurtuluş, bir arınma da olabilir. Bu açıklamalara dayanarak, sanat sürekli değişen, gelişen, ucu açık, göreli ve dirik ozellikler taşıyan, toplumdan topluma, zamandan zamana değişebilen bir kavram olarak açıklanabilir.

Biçimindeki uyum ve ölçülerindeki denge ile hoşa gidecek hayranlık uyandıran şeye güzel diyoruz. Güzellik ise; estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran bir niteliktir. Sürekli yeniyi, farklı olanı arayan insan ruhu, doğadaki güzelliğin yanı sıra, sanattaki güzelliği daima önemsemiş ve yüzyıllar boyunca farklı güzellikleri geçmişten günümüze taşımıştır. Sanatçı, doğada var olanı değil, eksik olan güzelliği arar. Sanat eserindeki güzelliği kavramak ise, estetik heyecanı gerektirir.

Sanattaki güzellik, bazılarının zannettiği gibi eserdeki elemanların güzelliği değildir. Bir resmi, güzel nesnelerle doldurmak, onu eser olma seviyesine çıkarmaya yetmez. Eserin güzelliği, onu oluşturan nesnelerin güzelliğinden değil, bu nesnelerin arasındaki denge, ritim, çeşitlilik, zıtlık, birlik gibi özellikler doğrultusunda oluşturulan estetik bütünlükten kaynaklanır. Sanatta, nesnel olarak bir şeyin güzel ya da çirkin olmasından değil, eserde oluşturduğu güzellik ve çirkinlikten bahsedilebilir.

Güzelin yaratılmasında, sanatçının içinde yaşadığı toplumun, kültürün etkileri olduğu kuşkusuzdur. Bireysel olarak, sanatçının yarattığı güzellik, bir anlamda kendisini şekillendiren toplumun ve kültürünün yansımasıdır. Böylece eser, içinde yaşanılan toplumun malı olacak, hem sanatçıyı hem de toplumu yüceltecektir.

Sanatta güzellik ile ilgili konular: