<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Estetik &#187; Deri Estetiği</title>
	<atom:link href="http://www.estetiks.gen.tr/kategori/deri-estetigi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.estetiks.gen.tr</link>
	<description>Estetik Cerrahi - Profesör Dr Kutlu Sevin - Ankara Tıp Fakültesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Jul 2010 07:41:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>çin malı botoks ve dolgu konusunda dikkatli olunuz</title>
		<link>http://www.estetiks.gen.tr/cin-mali-botoks-ve-dolgu-konusunda-dikkatli-olunuz.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.gen.tr/cin-mali-botoks-ve-dolgu-konusunda-dikkatli-olunuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 07:41:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Profesör Dr. Kutlu Sevin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik Ameliyat Riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[Botoks]]></category>
		<category><![CDATA[Dolgu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.gen.tr/?p=1245</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda hastaların çoğunluğu telefon yoluyla botoks veya dolgu konusunda fiyat araştırması yapmakta ve bulduğu en ucuz fiyat veren yere gitmektedir. Ucuz uygulamalarda ise çoğunlukla çin malı botoks veya dolgu kullanılmaktadır. Bu şekilde davranmanın çok yanlış olduğunu belirtmeliyim. Çünkü hastalarımdan bazılarının başına gerçekten çok üzücü olaylar gelmiş bunları düzeltmek te çok zor bazen imkansız olmuştur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda hastaların çoğunluğu telefon yoluyla botoks veya dolgu konusunda fiyat araştırması yapmakta ve bulduğu en ucuz fiyat veren yere gitmektedir. Ucuz uygulamalarda ise çoğunlukla <strong>çin malı</strong> <strong>botoks</strong> veya <strong>dolgu </strong>kullanılmaktadır. Bu şekilde davranmanın çok yanlış olduğunu belirtmeliyim. Çünkü hastalarımdan bazılarının başına gerçekten çok üzücü olaylar gelmiş bunları düzeltmek te çok zor bazen imkansız olmuştur. BU nedenle orijinal ilaç fiyatından dahi daha ucuza yapılan uygulamalardan mutlaka şüphelenmek gerekir. En başta botoks konusunda bir flakonun 3-4 hastaya bölünerek yapıldığı bir gerçektir. Oysa botoks uygulamasında alın göz etrafı göz altı, kaşların arası dahil tüm yüze yapılan uygulamada 70-80 ünite kullanılmaktadır. Bir flakon <em>botoks</em> 100 ünitedir. Yüz ünitenin 3 hastaya bölünmesi durumunda her hastaya normalden çok daha az doz yapılacaktır. Az doz ise hem etkinin yetersiz olmasına hem de kısa sürede etkisinin geçmesine sebep olacaktır.</p>
<p><span id="more-1245"></span></p>
<p><em>Dolgu</em> konusunda da yine <em>çin malı</em> dolgular alerjik reaksiyonlara, uygulama bölgesinde sert kitleler, ısı artışı kızarıklık morluk gibi aşırı alerjik reaksiyon belirtilerine sebep olabilmektedirler. Bu nedenle doktorunuzun kullanacağı maddenin içeriğini, markasını, yapım yerini, son kullanma tarihini mutlaka sorunuz. Size ne enjekte edileceğini bilmek hakkınızdır.</p>
<p>Ucuz ve güvenli olmayan dolgu maddeleri komplikasyona neden olduklarında istenmeyen çok kötü durumlar ortaya çıkabilmekte, bu durumların tedavisi için ayrıca bazı ilaçların kullanılması gerekmektedir.</p>
<p>Bu nedenle gereğinden çok daha ucuz uygulamalara kanmayınız.  Ayrıca botoks ve dolgu mutlaka bir uzman tarafından yapılmalıdır. Bu uzman dermatoloji uzmanı (deri hastalıkları) ya da estetik plastik cerrahi uzmanı olmalıdır. Bunun dışında kanunen güzellik uzmanı estetisyen vesaire gibi isimler altında ve güzellik salonlarında botoks veya dolgu ya da deri altına herhangibir enjeksiyon yapılması kanunla yasaklanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.gen.tr/cin-mali-botoks-ve-dolgu-konusunda-dikkatli-olunuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Estetik ameliyat ömürü</title>
		<link>http://www.estetiks.gen.tr/estetik-ameliyat-omuru.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.gen.tr/estetik-ameliyat-omuru.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 06:43:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Profesör Dr. Kutlu Sevin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Sorulan Sorular]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik Ameliyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.gen.tr/?p=1207</guid>
		<description><![CDATA[Estetik ameliyat ömürü hastalar estetik hastaları tarafından merak edilen, çok sorulan sorular ve  konuların başında gelmektedir. Estetik ameliyat ömrü çoğunlukla ömür boyu sürmez. Çünkü canlı dokulardan oluşan insan yaşlandıkça, tüm dokularında birtakım değişimler oluşur. Özellikle dıştan görünen deri yapısındaki değişimler yapılan estetik ameliyatla ilgili değişimlere de sebep olur. Ancak yaşam tarzınıza dikkat ederseniz, vücudunuzu yormazsanız, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Estetik ameliyat ömürü hastalar estetik hastaları tarafından merak edilen, çok sorulan sorular ve  konuların başında gelmektedir. Estetik ameliyat ömrü çoğunlukla ömür boyu sürmez. Çünkü canlı dokulardan oluşan insan yaşlandıkça, tüm dokularında birtakım değişimler oluşur. Özellikle dıştan görünen deri yapısındaki değişimler yapılan estetik ameliyatla ilgili değişimlere de sebep olur. Ancak yaşam tarzınıza dikkat ederseniz, vücudunuzu yormazsanız, gerekli miktar ve sürede egzersiz yaparsanız, kilonuzda önemli değişimler olmazsa, estetik ameliyat ömürü ortalamalardan daha uzun olacaktır.</p>
<p><span id="more-1207"></span></p>
<p><img class="alignleft" title="estetik ömürü" src="/images/estetikomuru.jpg" alt="estetik ömürü" width="220" height="393" />İstisnalar dışında estetik ameliyat ömürü 6-10 yıl arasında sürebilmektedir. Bu süre özellikle deri yapınıza bağlı olarak değişebilir. Yaşlanma ile birlikte deri elastikiyeti azalır, yağ dokusu incelir ve deride oluşan sarkmalar, bollaşmalar, kırışıklara neden olur. BU değişim en çok yüz derisinde görülebilir. Burun derisi ise incelmekle birlikte, uç kısmındaki yağ bezlerinin artması burun ucunda büyümeye sebep olabilir. Böylece burun ucu sarkabilir ya da büyüyebilir. Göz kapakları torbalaşır, bollaşır, yanaklar sarkar. Bu arada yüz kemiklerinde de kemik erimesine bağlı küçülme ve incelme olabilir.</p>
<p>Göğüsler özellikle doğumlar ve kilo alıp verme durumlarında daha çok deforme olup sarkabilirler. Yine doğuma bağlı ya da aşırı kilo alıp vermeye bağlı olarak karın derisi bollaşıp sarkabilir. Yağ dokusu azalması ve kasların incelmesine bağlı olarak popo sarkabilir. Kol ve bacakta sarkmalar oluşur.</p>
<p>Göz kapağı estetiği ömürü ortalama 8-10 yıl arasındadır. İple kaş kaldırma ömürü ise 3-5 yıl civarındadır. Burun estetiği ömürü ise 10-20 yıl kadar sürebilir. Estetik sonrasında bu süreler sonunda durumunuzdan memnun değilseniz tekrar ameliyat olma şansınız olabilir. Kulak estetiği kepçe kulak ameliyatı ise en uzun ömürlü estetikler arasındadır. Bu süre 10-30 sene sürebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.gen.tr/estetik-ameliyat-omuru.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Estetik Dolgu</title>
		<link>http://www.estetiks.gen.tr/estetik-dolgu.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.gen.tr/estetik-dolgu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 08:24:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Profesör Dr. Kutlu Sevin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Dolgu]]></category>
		<category><![CDATA[dolgu maddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[estetik dolgu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.gen.tr/?p=1187</guid>
		<description><![CDATA[Çeşitli nedenlerle oluşan özellikle vücudun görünen yerlerindeki çukurluklar, çökmeler, estetik dolgu maddeleri ile doldurularak düzeltilebilmektedir. Estetik dolgu maddesi olarak sıklıkla kullanılan, hyaluronik asit içeren dolgulardır. Hyaluronik asit, tüm yaşayan organizmalarda bulunan bir polisakkarittir. İnsan derisi kollajen lif kümeleri ile su tutan ve hacim yaratan hyaluronik asit molekülleri içermektedir. Yani bu madde deri dokusunda zaten bulunan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşitli nedenlerle oluşan özellikle vücudun görünen yerlerindeki çukurluklar, çökmeler, <strong>estetik dolgu</strong> maddeleri ile doldurularak düzeltilebilmektedir. <em>Estetik dolgu</em> maddesi olarak sıklıkla kullanılan, hyaluronik asit içeren dolgulardır. Hyaluronik asit, tüm yaşayan organizmalarda bulunan bir polisakkarittir. İnsan derisi kollajen lif kümeleri ile su tutan ve hacim yaratan hyaluronik asit molekülleri içermektedir. Yani bu madde deri dokusunda zaten bulunan bir maddedir. Ancak bu madde, derinin yaşlanmasıyla birlikte azalır.</p>
<p><span id="more-1187"></span></p>
<p>Hyaluronik asit derideki özellikle yüz derisindeki kırışıklıkların düzeltilmesi amacıyla enjeksiyon formunda üretilmiş olup günümüze kadar dünyada milyonlarca insanda kullanılmıştır. Hayvansal madde ve toksin içermediği için diğer canlılardan hastalık bulaştırma riski yoktur ve alerjik reaksiyon oluşturmamaktadır.</p>
<p>Hyaluronik asit enjeksiyonları çok ince uçlu bir iğne ile cildin içine deri içine uygulanmaktadır. Özellikle ince kırışıklıkların düzeltilmesi amacıyla ve dudak dolgunlaştırma amacıyla kullanılmaktadır. Dudak üzerindeki ince çizgiler burun kenarlarından ağız kenarına uzanan çizgi (nazolabial kıvrım) ağız kenarındaki çizgiler, alındaki kaş çatma çizgileri sıklıkla uygulanan ve  yararlı sonuçların alındığı bölgelerdir.</p>
<p>Hyaluronik asit estetik dolgu uygulaması ortalama 15 dakika sürer ve hasta açısından sıkıntılı olmayan bir uygulamadır. İşlemden sonra önemli bir şişlik ve kızarıklılık oluşmaz ve hasta hemen günlük aktivitelerine dönebilir. Hyaluronik asit zaman içerisinde vücut tarafından emilerek yavaş yavaş küçülür. Ancak etkinliği ortalama bir yıl kadar sürebilir. Etkinliği azaldıktan veya kaybolduktan sonra dolgu tekrarlanabilir. Geride bir madde bırakmadan tamamen erir ve yokolur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.gen.tr/estetik-dolgu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Estetik Ben aldırma</title>
		<link>http://www.estetiks.gen.tr/estetik-ben-aldirma.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.gen.tr/estetik-ben-aldirma.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2009 05:22:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Profesör Dr. Kutlu Sevin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Ben]]></category>
		<category><![CDATA[ben aldırma]]></category>
		<category><![CDATA[ben alınması]]></category>
		<category><![CDATA[ben çıkarılması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.gen.tr/?p=1096</guid>
		<description><![CDATA[Ben aldırma konusunda çoğu hasta estetik kaygılar taşır. Tabii ki estetik kurallara uygun yöntemlerle ben alındığında çok daha belirsiz az bir iz kalacaktır. Ancak bilinmesi gereken insan derisinde yapılan her kesi iz bırakır. Lazerle yapıldığında iz kalmaz fikri ise hiçbir bilimsel temeli olmayan bir efsanedir. Daha önemlisi lazer ben dokusunu tahrip ettiği için lezyonun içindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ben aldırma</strong> konusunda çoğu hasta <strong>estetik</strong> kaygılar taşır. Tabii ki estetik kurallara uygun yöntemlerle ben alındığında çok daha belirsiz az bir iz kalacaktır. Ancak bilinmesi gereken insan derisinde yapılan her kesi iz bırakır. Lazerle yapıldığında iz kalmaz fikri ise hiçbir bilimsel temeli olmayan bir efsanedir. Daha önemlisi lazer ben dokusunu tahrip ettiği için lezyonun içindeki hücreler histopatolojik olarak incelenemez. Sizde ben kötü huylu mu iyi huylumuydu ya da kanser gelişme potansiyeli var mıydı gibi soruların cevaplarını hiçbir zaman alamazsınız. Oysa bu konular çok önemlidir. Her <em>ben aldırma</em> ameliyatından sonra mutlaka patolojik inceleme yapılmalıdır.</p>
<p><span id="more-1096"></span></p>
<p>Estetik konuya gelince, en az iz bırakan yöntem ne koter ne dondurma ne de lazerdir. Öncelikle cerrahi yöntemle yapılan düzgün bir kesi, ameliyatta uygulanan atravmatik yöntemler ve son olarak ta çok ince dikişlerle yaranın <em>estetik</em> olarak dikilmesidir.</p>
<p>Diğer çok yanlış olan bir efsane ise - benlere bıçak değdiğinde yara azar - efsanesidir. Bu da çok yanlış bir inanıştır. Eğer kötü huylu bir tümör olabileceği düşünülüyorsa, ben biraz dışından normal doku ile birlikte alınır. Eğer sonuç kötü gelirse, o zaman ikinci ve daha büyük bir ameliyat gerekebilir. Ancak bu olasılık çok çok düşüktür.</p>
<p>Ben aldırma sonrasında ne kadar iz kalır:  Ben bulunan bölgeye göre kalacak iz çok değişebilir. Yara izinin ne kadar kalacağı önceden bilinemezse de, bazı bölgeler iz yönünden olumlu, bazı bölgeler ise estetik anlamda kalacak iz yönünden olumsuz özelliklere sahiptir. Örneğin gergin olan bölgelerde daha çok iz kalacaktır. Burun sırtı, burun ucu, omuz, kol ve bacaklar, göğüs orta kısmı (sternum üzeri) estetik açıdan olumsuz bölgelerdir. Göz kapakları, boyun derisi gibi bölgeler ise estetik açıdan olumlu bölgelerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.gen.tr/estetik-ben-aldirma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jilet izi</title>
		<link>http://www.estetiks.gen.tr/jilet-izi-2.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.gen.tr/jilet-izi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 06:19:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Profesör Dr. Kutlu Sevin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[jilet izi]]></category>
		<category><![CDATA[skar]]></category>
		<category><![CDATA[yara izi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.gen.tr/?p=1091</guid>
		<description><![CDATA[Geçirilen bir psikolojik bunalım sonucunda kolun jiletle kesilmesi sonucunda oluşan jilet izi sanılandan çok daha yaygındır. Jilet izi, çoğu zaman belirgin bir yara izine neden olmakta, özellikle kolun görünen kısmı olan ön kolda yer alması nedeniyle hastayı rahatsız etmektedir.

Skar ya da yara izi, vücut derisinde oluşan tüm kesilerin normal yara iyileşmesi sonucunda oluşur. Her kesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçirilen bir psikolojik bunalım sonucunda kolun jiletle kesilmesi sonucunda oluşan <strong>jilet izi</strong> sanılandan çok daha yaygındır. <em>Jilet izi</em>, çoğu zaman belirgin bir yara izine neden olmakta, özellikle kolun görünen kısmı olan ön kolda yer alması nedeniyle hastayı rahatsız etmektedir.</p>
<p><span id="more-1091"></span></p>
<p>Skar ya da yara izi, vücut derisinde oluşan tüm kesilerin normal yara iyileşmesi sonucunda oluşur. Her kesi mutlaka bir iz bırakır. Ancak bu iz çok az olduğunda neredeyse görünmez. Ancak bir yara dikilmeden önce nekadar iz kalacağı, önceden bilinemez, test edilemez. Ancak bu izin kabul edilebilir, gizlenebilir ve ince olması ve belli belirsiz olması önemlidir. İşte estetik cerrahi burada devreye girer. Çünkü izin az kalması için bazı yöntemler ve teknikler vardır. Yapılan her yara dikilmesinde estetik cerrah en az iz kalması için gereken tedbirleri alır. Buna rağmen bazen beklenenden daha fazla iz kalabilir. Vücudun bazı bölgelerinde iz daha fazla kalmaktadır. Bunlar arasında kol, bacak, omuz sayılabilir. Az iz kalan bölgeler arasında ise göz kapakları, boyun derisi, cinsel bölge sayılabilir.</p>
<p>Halk arasında yaygın olarak inanılan estetik dikiş diye ayrı bir dikiş tekniği yoktur. Ancak az iz kalması için estetik cerrah daha ince dikiş iplikleri kullanır, ameliyatta çok ince aletler kullanarak doku hasarını en aza indirger. Yara iyileşmesi sonucu oluşacak skar kalitesi insandan insana ve vücut bölgelerine göre farklılık gösterir. Bu nedenle skarın ne şekilde sonuçlanacağını önceden kestirmek mümkün değildir. Başlangıçta gergin ve düzensiz şekilde olabilir zamanla daha düzgün bir hal alır. Yine başlangıçta kızarık ve kabarık şekilde olan skarlar 12-18 ay içinde daha yumuşak ve soluk renkli hale dönüşürler. Ancak çok kötü bir skar kalması halinde tekrar ameliyat edilerek azaltılması mümkün olabilir. Fakat hiç bir iz tamamen yokedilemez.</p>
<p>Koldaki jilet izi için önerilen lazer yöntemleri, dermabrazyon (zımparalama), kriyo (dondurma) yöntemlerinin jilet izini yoketme gibi hiçbir etkileri olmaz. Buna rağmen bazı hastalardan gelen mektuplarda bu yöntemlerin deneneceği bana bildirilmektedir. Bu konularda yapılan uygulamalardan daha önce hiçbir sonuç alınmamıştır. Jilet izini yokedebilecek herhangi bir metod henüz bulunmamıştır. Ancak jilet izi olan derinin kesilerek çıkarılması ve kol uzunlamasına tek bir çizgi şeklinde dikilmesi uygulanabilir. Fakat bu uygulamadan sonra belki de oluşacak iz çok daha belirgin geniş bir ize dönüşecektir. Ancak oluşacak yara izinin anlamı değişecek bir ameliyat izi şekline dönüşecektir. Çok daha geniş jilet izleri çıkarıldığında ise ancak deri yaması ile kapatılabilir. YAni aynı hastanın başka bir bölgesinden alınacak deri parçası yarayı kapatmak için kullanılır. Bu uygulamada daha da belirgin bir iz kalır. Deri yamasının rengi genellikle biraz daha koyulaşabilir.</p>
<p>Skar ve güneş ışınları ilişkisi önemli bir konudur. Skarlı alanlar normal cilde göre güneş ışığına daha hassas durumdadır. Ameliyat olan kişilerin skar olan bölgelerini kuvvetli ve direk gelen güneş ışığından korumaları önerilir. Bunun için enaz 2 ay kadar güneşten koruyucu 50+ faktör kremler kullanılabilir.</p>
<p>Skarların yok edilmesi mümkün değildir. Önerilen çeşitli krem, ve bazı cihazların kullanımı, skarın dış görünümünde belli ölçüde düzelme sağlayabilir ancak hiçbir zaman yok edilemez. Örneğin yanık izlerini, dövme lekelerini ve doğum sonrası oluşan çatlakları yok eden bir yöntem yoktur.</p>
<p>Skar revizyonu fazla belirgin olan bir yara izinin azaltılması için yapılan ameliyattır. Bu ameliyatın skar oluştuktan en az 6 ay sonra yapılması uygun olur. Sonuç olarak jilet izlerinin giderilmesi için kesin sonuç veren bir lazer yöntemi ya da krem ilaç yoktur. Ancak jilet izleri olan deri bölgesinin kesilerek çıkarılması ve kolun uzunlamasına dikilmesi mümkündür. Tabii uzunlamasına dikebilmek için çıkarılacak deri parçasının eni önemlidir. Bu eni, jilet izlerinin boyu tayin eder. Jilet izlerinin boyu 6-7 cm gibi oldukça uzun ise tamamının çıkarılması mümkün olmaz. Kolda ortalama 4 cm enine kadar izler çıkarılabilir. Fakat bu kadar geniş çıkarılan bir yara kapatılırken gergin olacaktır. İşte oluşacak izin sonradan açılmasına ve genişlemesine neden olan esas faktör, gerginliktir. Yara nekadar enli olursa, dikildiğinde okadar gergin olacaktır. Gerginlik ise skar dokusunu arttıran, yara izini arttıran en önemli faktördür. Kolda oluşacak yara ne kadar ince dikişlerle dikilirse dikilsin, birkaç ay içinde sonradan genişleyecektir. Bu genişleme ortalama 5-10 milimetreye kadar olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.gen.tr/jilet-izi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
