İnsanların, doğal halleriyle yetinmeyip kendilerini daha
güzel göstermek ya da ufak tefek kusurlarını düzelttirmek,
gizlemek gibi son derece insanca istekleri günümüzde estetik
ameliyatlar sayesinde artık mümkün hale gelmiştir. Günümüzde
maddî olanakları uygun olduğu takdirde kadınlar ya da
erkekler, artık büyük burunlarını makyajla küçük göstermeye
ya da kırışıklıklarını birtakım kremlerle gizlemeyi, sarkık
göğüslerini askılar ya da sütyenlerle kaldırmaya gerek
kalmadan bu problemleri kalıcı ya da uzun süreli çözmenin
yolunu tutmaktadırlar.
İnsanlar çirkinliğe katlanmak yerine, fiziksel kusurlarıyla barış içinde birarada yaşamaktansa olanakları varsa güzelleşmek için Plastik cerrahî ya da Estetik cerrahi uzmanlarına başvurmaktadırlar. Hatta bu amaçla bir defada birden fazla ameliyatı göze alanlar da vardır. Ancak bu noktada özellikle birden fazla büyük ameliyatın aynı seansta yapılmasının çok riskli olduğunu belirtmek isterim.
Estetik cerrahi’nin bu derece yaygınlık kazanması kuşkusuz zamanımıza özgü bir durumdur. Ancak insanlar çok eski zamanlardan beri vücutlarının belli organlarını yaygın güzellik anlayışına göre yeniden biçimlendirmek istemişlerdir. Afrika’da kadınların kulaklarına ağırlık takarak kulak memelerini büyültüp sarkıtmaları, Çin’de kadınların ayaklarının küçük kalması için belli bir yaştan başlayarak yani henüz büyüme çağında iken kızların özel ayakkabılar giymeye zorlanmaları buna örmnek olabilir.
Gerçekten de estetik ameliyat göze alınması gereken bir işlemdir ve biraz cesaret gerektirir. Bunun için, estetik ameliyat için karar vermeden önce ameliyatınız ile ilgili tüm riskleri öğreniniz ve doktorunuzla konuşunuz. Zira ameliyat edilecek organın çeşidine göre bir tehlike olasılığı azalıp, artıyorsa da en basit, en küçük bir ameliyatta bile sıfır tehlikeden sözetmek mümkün değildir.
Bilinmesi gereken diğer bir nokta da sonucun hiç de umulan, arzulanan, beklenen gibi olmayabileceğidir. Bunun nedeni doktorun yeteneksizliği, ya da teknik yetersizlikler olmayıp doğrudan doğruya kişinin kendi psikolojisinden ya da bünye özelliklerinden de kaynaklanabilir.
Bazı kişiler ameliyatla bir anda örneğin yirmi yaş birden gençleşebileceklerini, yahut falan ya da filan kimseye benzeyebileceklerini düşleyebilmektedirler. Ancak bilinmesi gerekir ki tekniğin bugünkü düzeyinde en yetenekli cerrahlar bile böyle mucizeler gerçekleştirebilecek durumda değildirler. Kuşkusuz yine de büyük başarılar elde edilebilir, birtakım kusurlar önemli ölçüde düzeltilebilir ama nihayet bunlar da belli bir sınırın ötesine geçemezler, bir süre sonra yine benzeri sorunlar boy gösterir. Konunun daha iyi kavranması açısından belli başlı estetik müdahaleler üzerinde tek tek durmak yerinde olacaktır. Bu nedenle estetik ameliyatlar konusunda çok mükemmel sonuçlar beklenmemelidir.
